Köşe Yazıları Bölümü

Köşe Yazıları->Sözün Özü-> barış manço en güzel yanıtı vermiş [ Arama ]

barış manço en güzel yanıtı vermiş
Başlık barış manço en güzel yanıtı vermiş
Açıklama 06,12,2012 tarihinde yazıldı
Yazar veya notu davutlar ekspres sözün özü
E-mail
Gönderen Kalemdar
'Kör cehalet çirkefleştirir insanları! Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek bir cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, Bir de söyleyene bakarım adam mı diye...'' MEVLANA

Son dönemler siyasi olarak gerilimde miyiz , yoksa bu ülke yıllardır böyleydi mi. Malumunuz Türkiye’ nin ve çevresinin stratejik konumu eski tarihlerden beri çok önemlidir ve bununla birlikte tarihi düşmanlıklar, çıkar çatışmaları vs. hiç bitmez. Günümüzde bile büyük devletlerin çıkarları doğrultusunda nasıl büyük oyunlar oynandığını, bu oyunların baş aktörlerinin Avrupa ve Amerika olduğunu hepimiz biliyoruz. Oynanan oyunların en önemli usuru din ve ırktır. Başlıca bu sebeplerden dolayı Türkleri hiç sevmezler. Bu konuyu irdelemeden önce , Barış Manço'nun kendi anılarından yaşanmış alıntı bir anektodunu paylaşmak istiyorum.

Barış Manço Fransa’da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur. Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir. Sürekli, ” İşte Türk, yani barbar, vahşi vs… “demektedir… Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere ” Yanınızda kâğıt para var mı? ” diye sorar. Bu soruya spiker şaşırır ve ” Evet var ama n’olacak ” der. Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır.

Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında “Anahtar” adlı şarkısını söylemiştir. Bu şarkının bir bölümü şöyledir: ” Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan” (Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı Başınıza Albümü / 1992). Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir…

Barış Manço spikere sorar: ” Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim? ” Spiker: “General .” Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır, “General, Amiral, “Komutan” Spikerin bu “falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan” cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır…Barış Manço der ki: Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy’dur. Şairdir… Bu fotoğraftaki kişi Mevlana’dır. Düşünürdür… Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet’dir. Adaletin sembolüdür… Bu paradaki kişi ise Atatürk’tür. “Yurtta barış, dünyada barış” diyen kişidir. Bizim paralarımız bunlar.Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına şairlerimizin, düşünürlerimizin, bilim adamalarımızın fotoğraflarını bastık…Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş Adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!” der… Barış Manço’nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri Canlı yayını keserler ve spikeri yayından alırlar, başka bir spiker yerine gelir ve canlı yayın yeniden başlar, yeni spiker Barış Manço’dan ve Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir. Yazımıza devam edeceğiz.

*************************************************************************************
Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün dünyanın birçok ülkesindeki kadınlardan yıllar önce 5 Aralık 1934 yılında kadınların siyasal yaşama katılımları, statülerinin iyileştirilmesi yönünde ''kadına seçme ve seçilme hakkı'' verilmesi gününü kutlarım. Yaşamın gülümseyen yüzü olan kadınlarımız, İstiklal savaşında kendilerine verilen sorumluluğu eksiksiz yerine getirmişler, Cumhuriyetin kurulmasında önemli rol oynamışlardır. Şimdilerde değer ölçüleri tartışmaya açık diyerek kadılarımızın kanayan yarasına parmak basan alıntıyı paylaşmak istiyorum.

Bir mahallede, yeni komşularıyla çay sohbeti yapan kadına, komşuları, “Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok mutlu bir yaşantın var. Kocanın bir dediğini iki etmiyorsun. Bu mutluluğunun sırrını bize de anlat” derler. “Kısaca anlatayım” der kadın ve anlatmaya başlar:“Düğünümüz bittikten sonra kocam kendi atında, bende kendi atıma bindik, evimize doğru gidiyoruz. Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi. Kocam arkasına döndü ve benim atıma 'bir' dedi. Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman eşim tekrar arkasına dönüp atıma 'iki' dedi. Az sonra atım tekrar aynı şekilde tökezleyince, eşim arkasını döndü ve ata 'üç' dedi ve belinden tabancasını çıkartıp atımı anlından vurdu. At oracıkta kanlar içinde yere yığılıp öldü. Ben şok olmuştum ve ata çok üzüldüm. Eşime bir hışımla çıkıştım, 'Yazık değil mi, atı neden vurdun!!?' diye sordum. Eşim arkasını döndü ve bana 'bir'dedi. Ve o günden sonra kocamın bir dediğini iki etmedim.”

Saygılarımla
Oyu Puanı: 3 - Ortalama:

Yorum Gönder Değerlendir
Yorumlar

Bilgiler
Burda 185 Köşe Yazısı Kayıtlı
En fazla Bakılan: MAHALLE OLMAK İÇİN MÜCADELE
En fazla Değerlendirilen: Bu elbise ona uymaz

Köşe Yazıları Bölümünü Gezen: 0 (0 Kayıtlı Üye 0 Ziyaretçi ve 0 Gizli Üye)
Görünen üyeler:


 

davutlar.net Copyright © 2007-2014 Tüm hakları saklıdır.
davutlar.net te yer alan kişisel yazılar, forum yazıları ve yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan site sahibi veya davutlar.net sorumlu tutulamaz.

MKPortal ©2003-2006 mkportal.it
Bu safya 0.28672 saniyede 19 sorguyla oluşturuldu